KISA CEVAP
Uyuşturucu ticareti suçu TCK m.188'de düzenlenir. Ülke içinde satma, başkasına verme, nakletme veya bulundurma gibi fiillerin cezası on yıldan az olmamak üzere hapistir; imal, ithal ve ihraçta ceza yirmi yıldan otuz yıla kadar çıkar. Dosyaya ağır ceza mahkemesi bakar. Ticaret ile kullanmak için bulundurma (TCK m.191) arasındaki ayrım, cezayı da mahkemeyi de baştan değiştirir.
Suç neyi kapsar
TCK m.188 tek bir fiili değil, bir dizi seçimlik hareketi cezalandırır. Birinci fıkra maddeyi ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişiyi; üçüncü fıkra ise ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden veya bulunduran kişiyi hedef alır.
Bu hareketlerden birini yapmak suçun oluşması için yeterlidir. Para alınmış olması da gerekmez. Bir arkadaşa karşılıksız "vermek" de kanunun saydığı fiiller arasındadır.
Uygulamada en sık karşılaştığımız tablo şudur: Kişinin üzerinde ya da evinde madde bulunur, savcılık bunu "ticaret amaçlı bulundurma" olarak nitelendirir, savunma ise maddenin kişisel kullanım için alındığını söyler. Dosyanın kaderi çoğu zaman bu ayrımda belirlenir.
Suçun unsurları
- Konu: Uyuşturucu veya uyarıcı madde. Maddenin niteliği ve saf miktarı Adli Tıp ya da kriminal laboratuvar raporuyla belirlenir; rapor olmadan mahkûmiyet kurulamaz.
- Fiil: Kanunda sayılan seçimlik hareketlerden en az biri.
- Hukuka aykırılık: Ruhsatsız veya ruhsata aykırı olma. Reçeteye bağlı ilaçlar için m.188/6 ayrıca hüküm koyar.
- Manevi unsur: Kast. Fail, elindekinin uyuşturucu olduğunu bilmeli ve fiili isteyerek yapmalıdır. "Paketin içinde ne olduğunu bilmiyordum" savunması bu unsura yöneliktir ve somut delillerle desteklenmesi gerekir.
Cezalar ve nitelikli hâller
Aşağıdaki değerler TCK m.188'in yürürlükteki metninden alınmıştır. 2023'te 7445 sayılı Kanunla dördüncü fıkradaki madde listesi genişletilmiştir.
| Fıkra | Fiil veya durum | Yaptırım |
|---|---|---|
| 188/1 | İmal, ithal, ihraç | 20 yıldan 30 yıla kadar hapis ve 2.000 günden 20.000 güne kadar adli para cezası |
| 188/3 | Satma, satışa arz, başkasına verme, sevk, nakil, depolama, satın alma, kabul, bulundurma | 10 yıldan az olmamak üzere hapis ve 1.000 günden 20.000 güne kadar adli para cezası |
| 188/3, 2. cümle | Maddenin çocuğa verilmesi veya satılması | Hapis cezası 15 yıldan az olamaz |
| 188/4-a | Eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid, sentetik katinon, sentetik opioid veya amfetamin ve türevleri | Ceza yarı oranında artırılır |
| 188/4-b | Okul, yurt, hastane, kışla, ibadethane gibi yerlerin sınırına 200 metreden yakın umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi (yalnızca 3. fıkra fiilleri) | Ceza yarı oranında artırılır |
| 188/5 | Üç veya daha fazla kişiyle birlikte işlenmesi | Ceza yarı oranında artırılır |
| 188/5 | Suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi | Ceza bir kat artırılır |
| 188/6 | Üretimi izne veya satışı reçeteye bağlı, uyuşturucu etkisi doğuran maddeler | Aynı hükümler uygulanır; ceza yarısına kadar indirilebilir |
| 188/7 | Uyuşturucu üretiminde kullanılan, ithali veya imali izne bağlı maddeler | 8 yıldan az olmamak üzere hapis ve 1.000 günden 20.000 güne kadar adli para cezası |
| 188/8 | Tabip, eczacı, hemşire gibi sağlık ve ecza mesleği mensuplarınca işlenmesi | Ceza yarı oranında artırılır |
"On yıldan az olmamak üzere" ifadesi üst sınırı açık bırakır; burada süreli hapis cezasının genel üst sınırı devreye girer. Bu yüzden 188/3'te tartışılan aralık pratikte on ila yirmi yıldır, artırım nedenleri varsa daha da yukarı çıkar.
Metamfetamin dosyaları
Kanun metninde "metamfetamin" kelimesi ayrıca geçmez. Metamfetamin kimyasal olarak amfetamin türevidir ve bu nedenle 188/4-a kapsamında tartışılır. Suç tarihinin 7445 sayılı Kanunun yürürlüğünden (5 Nisan 2023) önce mi sonra mı olduğu, artırımın uygulanabilirliği bakımından ayrıca kontrol edilmelidir.
Kullanmak için bulundurmadan ayrılması
TCK m.191, kullanmak için uyuşturucu satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kişiyi iki yıldan beş yıla kadar hapisle cezalandırır. Ama bu suçta soruşturma aşamasında CMK m.171'deki şartlar aranmadan beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Erteleme süresince en az bir yıl denetimli serbestlik uygulanır; 7445 sayılı Kanunla bu süre altışar aylık dönemlerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir hâle geldi.
İki suç arasındaki ceza farkı çok büyük. Ayrımı yaparken mahkeme tek bir ölçüte bakmaz. Dosyada şu sorular birlikte değerlendirilir:
- Maddenin miktarı ve saflığı, kişinin günlük kullanım ihtiyacıyla orantılı mı?
- Madde tek parça mı, yoksa satışa hazır küçük paketlere mi bölünmüş?
- Hassas terazi, kilitli poşet, nakit para gibi satışı çağrıştıran eşya var mı?
- Kişi kullanıcı mı; saç veya idrar analizi bunu destekliyor mu?
- Telefon yazışmaları, tanık beyanı veya fiziki takip "satış" anlatımını doğruluyor mu?
Az miktar, ticaret iddiasını tek başına çürütmez. Bir kişiye tek bir paket verildiği tanık ya da kamera kaydıyla sabitse, miktar küçük olsa da 188/3 gündeme gelir. Tersine, yüksek miktar da otomatik olarak ticaret anlamına gelmez; Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre ticaret kastı, kuşkuya yer bırakmayan delillerle ortaya konmalıdır.
Kovuşturma evresinde mahkeme, iddianamede 188 olarak gösterilen fiilin aslında yalnızca 191 kapsamında kaldığını görürse, m.191/8 uyarınca bu maddenin hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verir.
VARSAYIMSAL ÖRNEK
Bornova'da yapılan bir yol kontrolünde aracın torpidosunda 4 gram esrar bulunuyor. Sürücünün idrar testi pozitif, telefonunda satışa dair yazışma yok, madde tek parça hâlinde.
Bu tabloda iddia makamının "nakletme" üzerinden 188/3'e gitmesi mümkündür, ama dosyadaki veriler daha çok m.191'e işaret eder. Aynı miktar beş ayrı pakete bölünmüş ve yanında terazi bulunmuş olsaydı tartışma çok farklı ilerlerdi.
Arama, el koyma ve deliller
Bu dosyalarda delillerin büyük kısmı arama ve el koyma ile elde edilir. Bu nedenle işlemin hukuka uygunluğu, maddenin bulunmasından daha az önemli değildir.
CMK m.116'ya göre şüpheli hakkında arama yapılabilmesi için makul şüphe gerekir. CMK m.119 aramaya kimin karar verebileceğini sayar: kural olarak hâkim, gecikmesinde sakınca varsa Cumhuriyet savcısı, savcıya ulaşılamıyorsa kolluk amirinin yazılı emri. Ancak konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda kolluk amirinin emriyle arama yapılamaz. Arama kararında aramanın nedeni olan fiil, aranacak kişi veya yer ve kararın geçerli olacağı süre açıkça gösterilmelidir.
El koymada da benzer bir yapı vardır. Hâkim kararı olmadan yapılan el koyma, CMK m.127 uyarınca yirmi dört saat içinde hâkimin onayına sunulur; hâkim kırk sekiz saat içinde karar vermezse el koyma kendiliğinden kalkar.
Cep telefonu ve bilgisayar incelemesi ayrı bir rejime tabidir. CMK m.134, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmamasını arar. Savcının verdiği karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulmazsa ya da hâkim aksine karar verirse, alınan kopyalar imha edilir. Anayasa Mahkemesi 12 Şubat 2026 tarihli kararıyla (E.2023/128, K.2026/36) m.134'ü iptal etti; iptal 25 Şubat 2027'de yürürlüğe girecek. O tarihe kadar madde uygulanmaya devam ediyor, sonrasında yapılacak yasal düzenlemeyi ayrıca takip etmek gerekecek.
Dosyada ilk bakılacak yerler
Arama kararı veya yazılı emrin tarihi ve kapsamı, arama ve el koyma tutanağındaki imzalar, maddenin tartıldığı ortam, mühürleme ve laboratuvara gönderiliş zinciri, raporla tutanaktaki miktarın birbirini tutup tutmadığı.
Usulsüz aramayla elde edilen madde hükme esas alınamaz. Bu konuyu arama ve el koyma kararlarının denetimi ile hukuka aykırı delil yazılarında daha ayrıntılı anlattık.
Tutuklama ve adli kontrol
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, CMK m.100/3'teki katalog suçlar arasındadır. Bu, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe varsa kaçma veya delil karartma tehlikesinin ayrıca ispatlanmasına gerek olmadan bir tutuklama nedeninin var sayılabileceği anlamına gelir.
Katalog suç olması tutuklamayı zorunlu kılmaz. Kuvvetli suç şüphesi yine somut delille gösterilmeli, tedbir ölçülü olmalı ve adli kontrolün neden yetersiz kalacağı CMK m.101 gereği kararda gerekçelendirilmelidir. İzmir'deki sulh ceza hâkimliklerinde özellikle düşük miktarlı ve kullanıcı profilindeki şüphelilerde adli kontrol kararlarına da rastlıyoruz.
Tutuklama kararına karşı itiraz süresi, 7499 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftadır (CMK m.268). Ayrıntılar için tutukluluğa itiraz yazımıza bakabilirsiniz.
Etkin pişmanlık (TCK m.192)
TCK m.192, bu suç tipinde zamanlamaya bağlı iki farklı sonuç öngörür:
AŞAMA 1
Resmî makamlar haber almadan önce
Suça iştirak eden kişi diğer suç ortaklarını ve maddenin saklandığı ya da üretildiği yeri bildirir, bu bilgi ortakların yakalanmasını veya maddenin ele geçirilmesini sağlarsa cezaya hükmolunmaz (m.192/1).
AŞAMA 2
Haber alındıktan sonra
Gönüllü olarak suçun meydana çıkmasına ve fail ya da ortakların yakalanmasına hizmet eden kişinin cezası, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadar indirilir (m.192/3).
Kullanıcı açısından da iki hüküm vardır. Kullanmak için madde bulunduran kişi, haber alınmadan önce maddeyi kimden, nerede ve ne zaman aldığını bildirerek yakalanmayı kolaylaştırırsa cezaya hükmolunmaz (m.192/2). Soruşturma başlamadan tedavi için resmî makamlara veya sağlık kuruluşuna başvuran kullanıcıya da ceza verilmez (m.192/4).
Uygulamada indirimin uygulanıp uygulanmayacağı, verilen bilginin gerçekten bir sonuç doğurup doğurmadığına bakılarak belirlenir. Genel ve doğrulanamayan beyanlar çoğu zaman yeterli görülmez. Konunun genel çerçevesi için etkin pişmanlık yazısına bakabilirsiniz.
Görevli mahkeme ve kanun yolu
5235 sayılı Kanunun 12. maddesine göre on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara ağır ceza mahkemeleri bakar. Görev belirlenirken artırım nedenleri hesaba katılmaz, suçun kanundaki temel cezasının üst sınırına bakılır (5235 m.14). TCK m.188'in birinci ve üçüncü fıkralarındaki temel cezaların üst sınırı zaten bu eşiği aştığından görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir. Kullanmak için bulundurma (m.191) ise asliye ceza mahkemesinde görülür.
Hükme karşı istinaf süresi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK m.273). Bölge adliye mahkemesinin kararına karşı ise koşulları varsa temyiz yoluna gidilir. Süreler hakkında istinaf ve temyiz yazımızda daha fazla bilgi var.
Bir İzmir ağır ceza avukatı olarak bu dosyalarda en çok zaman ayırdığımız iş, ilk günden itibaren arama tutanaklarını ve laboratuvar raporunu satır satır karşılaştırmak oluyor. Hata çoğu zaman orada çıkıyor.
Sık sorulan sorular
Az miktarda madde ile ticaret suçu oluşur mu?
Oluşabilir. Miktar tek başına belirleyici değildir; bir kişiye satma veya verme fiili delillerle ortaya konmuşsa küçük miktar da m.188/3 kapsamında değerlendirilir. Buna karşılık yalnızca bulundurma varsa, miktar ve diğer deliller m.191'e işaret edebilir.
Okul yakınında yakalanmak cezayı artırır mı?
Üçüncü fıkradaki fiiller okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi yerlerin sınırına iki yüz metreden yakın umumi veya umuma açık bir yerde işlenmişse ceza yarı oranında artırılır. Mesafenin krokiyle ve ölçümle tespit edilmesi gerekir.
Telefon incelemesi delil olarak kullanılabilir mi?
CMK m.134'teki şartlara uyulmuşsa kullanılabilir. Savcı kararıyla yapılan inceleme yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulmazsa elde edilen kopyalar imha edilmek zorundadır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı 25 Şubat 2027'de yürürlüğe gireceği için bu tarihten sonraki incelemelerde yeni düzenlemeye bakılması gerekecek.
Tutuklanan kişi hangi sürede itiraz edebilir?
Tutuklama kararına itiraz, kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde yapılır. Tutukluluğun devamı süresince tahliye talebi de her zaman ileri sürülebilir.
Kaynaklar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.188, m.191, m.192 – mevzuat.gov.tr
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.100, m.101, m.116, m.119, m.127, m.134, m.268, m.273 – mevzuat.gov.tr
- 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun m.12, m.14 – mevzuat.gov.tr
- 7445 sayılı Kanun (Resmî Gazete, 5 Nisan 2023) m.17 ve m.18
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir. Her dosyanın delil durumu ve usul özellikleri farklıdır; somut bir olayda sonuç, dosyanın kendi koşullarına göre değerlendirilir.
