İçeriğe geç

TCK m.252–254 · GÖREVLİ: AĞIR CEZA MAHKEMESİ

Rüşvet Suçu (TCK 252): Anlaşma, Cezalar ve Etkin Pişmanlık

Rüşvet veren ve alanın sorumluluğu, anlaşma anında tamamlanma, kamu görevlisi kavramı ve özel hukuk kişileri, nitelikli hâller, soruşturma izni ve m.254 etkin pişmanlık.

Av. Umut Tekin
Yayın:

KISA CEVAP

Rüşvet TCK m.252'de düzenlenir: bir kamu görevlisine, görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için menfaat sağlayan kişi ile bu menfaati alan kamu görevlisi dört yıldan on iki yıla kadar hapisle cezalandırılır. Taraflar rüşvette anlaşmaya vardığında suç tamamlanmış sayılır; teklif veya talep reddedilirse ceza yarı oranında indirilir. Dava ağır ceza mahkemesinde görülür ve kural olarak 4483 sayılı Kanundaki soruşturma iznine tabi değildir. Durum resmî makamlarca öğrenilmeden önce yapılan bildirim, m.254'teki etkin pişmanlık yoluyla cezasızlık sağlayabilir.

Suç neyi kapsar

Rüşvet, kamu idaresinin güvenilirliğine ve işleyişine karşı suçlar arasında yer alır. 2012'de 6352 sayılı Kanunla baştan yazılan m.252, artık eski kanundaki "görevin gereklerine aykırı" ve "uygun" iş ayrımını yapmaz. Kamu görevlisinin zaten yapması gereken bir işi yapması için menfaat sağlanması da, yapmaması gereken bir işi yapması için menfaat sağlanması da rüşvettir. Belirleyici olan, menfaatin görevin ifasıyla ilgili bir iş karşılığında sağlanmasıdır.

Madde iki tarafı birlikte cezalandırır:

  • Rüşvet veren (m.252/1): Doğrudan veya aracılar vasıtasıyla kamu görevlisine ya da onun göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kişi.
  • Rüşvet alan (m.252/2): Bu menfaati kendisi veya göstereceği kişi için kabul eden kamu görevlisi.

Menfaatin para olması gerekmez. İndirimli satış, borcun silinmesi, bir yakına iş verilmesi, tatil, araç tahsisi gibi maddi ya da manevi her türlü yarar menfaat kavramına girer. Menfaatin kamu görevlisinin eşine, çocuğuna veya bir şirkete sağlanması da sonucu değiştirmez.

Kamu görevlisi kavramı ve özel hukuk kişileri

Suçun bir tarafında mutlaka bir kamu görevlisi bulunur. TCK m.6/1-c kamu görevlisini geniş tanımlar: kamusal bir faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi. Kadrolu memurun yanında sözleşmeli personel, muhtar, belediye meclis üyesi ve kamusal bir faaliyeti yürüten diğer kişiler de bu tanıma girebilir. Kişinin statüsünden çok, yaptığı işin kamusal faaliyet olup olmadığına bakılır.

Kanun, bazı özel hukuk kişileri adına hareket edenleri de kapsama almıştır. m.252/8'e göre şu kurumlar adına hareket eden kişilere, görevleriyle ilgili bir işin yapılması veya yapılmaması için menfaat sağlanması veya bu kişilerin menfaat talep etmesi ya da kabul etmesi hâlinde de rüşvet hükümleri uygulanır:

  • Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları (barolar, odalar gibi),
  • Kamu kurumlarının veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler,
  • Bu kurumlar bünyesinde faaliyet gösteren vakıflar,
  • Kamu yararına çalışan dernekler,
  • Kooperatifler,
  • Halka açık anonim şirketler.

Bu liste dışında kalan özel şirket çalışanları arasındaki menfaat ilişkileri rüşvet suçunu oluşturmaz; olay başka suç tiplerinde, örneğin güveni kötüye kullanma kapsamında değerlendirilebilir. Yabancı kamu görevlilerine ve uluslararası kuruluş görevlilerine sağlanan menfaatler ise m.252/9 ve 10'da ayrıca düzenlenmiştir.

Anlaşma, teşebbüs ve tamamlanma

Rüşvetin en çok tartışılan yönü, suçun hangi anda tamamlandığıdır. Kanun burada genel kurallardan ayrılır:

RÜŞVETTE AŞAMALAR VE SONUÇLARI
AşamaSonuçDayanak
Menfaat sağlandı ve kabul edildiSuç tamamlanmıştır; 4–12 yıl hapism.252/1–2
Taraflar rüşvette anlaştı, menfaat henüz verilmediSuç tamamlanmış gibi ceza verilirm.252/3
Kamu görevlisinin talebi karşı tarafça reddedildiCeza yarı oranında indirilirm.252/4
Kişinin teklif veya vaadi kamu görevlisince reddedildiCeza yarı oranında indirilirm.252/4

Teklif veya talebin reddedildiği hâller için kanun, TCK m.35'teki genel teşebbüs hükmü yerine kendi özel indirimini koymuştur. Bu yüzden "yalnızca teklif ettim, para elden çıkmadı" savunması suçu ortadan kaldırmaz; indirim oranını belirler.

Anlaşmanın varlığı uygulamada en zor ispatlanan konudur. Bir kamu görevlisine yapılan genel bir iyilik, bayram hediyesi veya ikram, görevin ifasıyla ilgili somut bir işle bağlantısı kurulmadıkça rüşvet anlaşması sayılmaz. Bu bağlantı telefon kayıtları, yazışmalar, işin seyri ve menfaatin zamanlaması üzerinden kurulmaya çalışılır. Tersine, işin hukuka uygun biçimde yapılmış olması da artık suçu ortadan kaldırmaz.

Aracılar, üçüncü kişiler ve tüzel kişiler

Rüşvet teklifini veya talebini karşı tarafa ileten, anlaşmanın sağlanmasına ya da rüşvetin teminine aracılık eden kişi, kamu görevlisi olup olmadığına bakılmaksızın müşterek fail olarak cezalandırılır (m.252/5). Arada "yalnızca haber taşıdım" diyen kişinin sorumluluğu bu nedenle ağırdır.

Menfaatin kendisine sağlandığı üçüncü kişi veya tüzel kişi ile bunu kabul eden tüzel kişi yetkilisi de, kamu görevlisi olmasalar bile müşterek fail olarak cezalandırılır (m.252/6). Rüşvet yoluyla haksız menfaat sağlanmışsa, tüzel kişi hakkında ona özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur (m.253). Bu tedbirler TCK m.60'ta sayılır: kamu iznine dayalı faaliyetin iptali ve müsadere gibi. İhale, ruhsat ve imar dosyalarında şirketlerin karşılaştığı en ağır sonuçlar çoğu zaman bu hükümlerden doğar.

Nitelikli hâller

Rüşvet alan veya talep eden kişinin şu sıfatlardan birini taşıması hâlinde ceza üçte birden yarıya kadar artırılır (m.252/7):

  • Yargı görevi yapan kişi,
  • Hakem,
  • Bilirkişi,
  • Noter,
  • Yeminli mali müşavir.

Bu kişilerin verdiği kararlar veya hazırladığı raporlar doğrudan hak ve borç doğurduğu için kanun koyucu daha ağır bir yaptırım öngörmüştür. Bilirkişiye rapor karşılığı menfaat sağlanması, bu artırımın en sık tartışıldığı hâldir.

Etkin pişmanlık (TCK m.254)

Rüşvetteki etkin pişmanlık hükmü, zamanlamaya sıkı biçimde bağlıdır. Ölçüt, durumun resmî makamlarca öğrenilmesinden önce harekete geçilmesidir.

  • Rüşvet alan (m.254/1): Durum öğrenilmeden önce rüşvet konusu şeyi soruşturmaya yetkili makamlara aynen teslim eden kişi hakkında rüşvet suçundan ceza verilmez. Rüşvet almak için anlaşmaya varan kamu görevlisinin, durum öğrenilmeden önce bu anlaşmayı yetkili makamlara haber vermesi de aynı sonucu doğurur.
  • Rüşvet veren veya anlaşmaya varan (m.254/2): Durum öğrenilmeden önce pişmanlık duyarak yetkili makamları haberdar eden kişiye rüşvet suçundan ceza verilmez.
  • Diğer iştirakçiler (m.254/3): Aracı gibi suça iştirak eden diğer kişiler için de aynı şartlarla cezasızlık öngörülmüştür.

Yabancı kamu görevlilerine rüşvet veren kişiler bu hükümden yararlanamaz (m.254/4). Rüşvet konusu menfaat ise etkin pişmanlık hâlinde de müsadereye tabi olabilir.

Zamanlama sonucu belirler

Kolluk veya savcılık durumu öğrendikten sonra yapılan itiraf, m.254'teki cezasızlığı sağlamaz. Böyle bir beyan ancak genel hükümler çerçevesinde, örneğin takdiri indirim değerlendirmesinde dikkate alınabilir. Etkin pişmanlığın genel mantığı için etkin pişmanlık yazımıza bakabilirsiniz.

Benzer suçlardan ayrımı

Rüşvet, aynı bölümdeki bazı suçlarla sık karıştırılır. İrtikapta (TCK m.250) kamu görevlisi görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak karşı tarafı menfaat sağlamaya icbar eder veya ikna eder; yani iki eşit iradenin anlaşması yoktur ve menfaati veren kişi cezalandırılmaz. Rüşvette ise taraflar karşılıklı iradeyle anlaşır ve her ikisi de faildir. Bu ayrım, menfaat veren kişinin sanık mı yoksa mağdur mu sayılacağını belirler.

Zimmette (TCK m.247) kamu görevlisi görevi nedeniyle zilyedliğine bırakılan malı kendisi veya başkası için mal edinir; karşı tarafta bir rüşvet veren yoktur. Konuyu zimmet suçu sayfamızda ayrıca anlattık.

Kamu davası, soruşturma izni ve deliller

Rüşvet şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında yer almaz. Savcılık suçu öğrendiği anda kendiliğinden soruşturma başlatır.

Kamu görevlilerinin görevleriyle ilgili suçlarında kural olarak 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturma izni aranır. Ancak 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu m.17'ye göre rüşvet, irtikap ve zimmet gibi suçlarda 4483 sayılı Kanun uygulanmaz; soruşturma genel hükümlere göre doğrudan savcılık tarafından yürütülür. Aynı madde, bu kuralın müsteşar, vali ve kaymakamlar hakkında uygulanmayacağını ve görevleri ya da sıfatları nedeniyle özel soruşturma usulüne tabi kişilere ilişkin kanun hükümlerinin saklı olduğunu belirtir. Örneğin hâkim ve savcılar için kendi kanunlarındaki özel usul uygulanır.

Deliller çoğunlukla iletişimin denetlenmesi, fiziki takip, banka kayıtları ve bazen önceden kaydı alınmış paranın teslimi sırasında yapılan yakalama ile elde edilir. Rüşvet, CMK m.135'e göre iletişimin denetlenmesine karar verilebilen suçlar arasındadır; CMK m.128'deki katalogda da yer aldığından taşınmazlara, hesaplara ve şirket paylarına hâkim kararıyla el konulabilir.

Savunma açısından iki konu özellikle önemlidir. Birincisi dinleme kararının kapsamı ve süresidir; kararın konusu dışında kalan bir suça ilişkin tesadüfi delil ancak kanundaki şartlarla kullanılabilir. İkincisi kışkırtmadır: Kolluk veya kolluk adına hareket eden bir kişinin, aksi hâlde işlenmeyecek bir suçu kışkırtarak işletmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yerleşik içtihadına göre adil yargılanma hakkını ihlal eder. Bu iki konuyu hukuka aykırı delil yazımızda anlattık.

Görevli mahkeme, ek sonuçlar ve kanun yolu

Rüşvetin temel cezasının üst sınırı on iki yıldır. 5235 sayılı Kanun m.12'ye göre on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlara ağır ceza mahkemesi baktığı için görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir. Temel hâlde dava zamanaşımı on beş yıldır (TCK m.66/1-d); hesaplama için zamanaşımı hesaplama aracını kullanabilirsiniz.

Alt sınır dört yıl olduğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi genellikle mümkün olmaz; m.252/4'teki indirim veya yaş küçüklüğü gibi özel durumlar ayrıca hesaplanmalıdır. Mahkûmiyet, TCK m.53'teki hak yoksunluklarını doğurur. Ayrıca 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.48, rüşvet suçundan mahkûm olmayı memuriyete girişe engel sayar; görevdeki memur bakımından da mahkûmiyet memurun görevle ilişiğinin kesilmesi sonucunu doğurur. Bu yüzden ceza miktarı küçük olsa bile kamu görevlisi için sonuç ağırdır.

Hükme karşı istinaf süresi iki haftadır; tutuklama kararına itiraz süresi de iki haftadır (CMK m.268). Bir İzmir ağır ceza avukatı olarak rüşvet dosyalarında ilk iş, anlaşmanın hangi delille, hangi tarihte kurulduğunu tespit etmek oluyor; m.252/3 ile m.252/4 arasındaki çizgi çoğu zaman bu tarihte çiziliyor.

Sık sorulan sorular

Para teklif ettim ama memur kabul etmedi. Yine de suç oluşur mu?

Evet. Teklif veya vaadin kamu görevlisince reddedilmesi hâlinde de rüşvet hükümleri uygulanır; ancak ceza yarı oranında indirilir (m.252/4).

İş zaten hukuka uygun yapılacaktı. Bu durumda da rüşvet var mıdır?

2012'deki değişiklikten sonra kanun, görevin ifasıyla ilgili bir iş için menfaat sağlanmasını yeterli görür. İşin hukuka uygun olması suçu ortadan kaldırmaz.

Rüşvet soruşturması için kurum izni gerekir mi?

3628 sayılı Kanun m.17 uyarınca rüşvet suçunda 4483 sayılı Kanundaki izin aranmaz. Müsteşar, vali ve kaymakamlar ile özel soruşturma usulüne tabi kişiler bunun dışındadır.

Kooperatif veya halka açık şirket çalışanına menfaat sağlamak rüşvet midir?

m.252/8 uyarınca kooperatifler, halka açık anonim şirketler, kamu yararına çalışan dernekler ve kanunda sayılan diğer kuruluşlar adına hareket eden kişiler bakımından da rüşvet hükümleri uygulanır.

Rüşveti sonradan itiraf edersem ceza almaz mıyım?

m.254'teki cezasızlık, durum resmî makamlarca öğrenilmeden önce yapılan bildirime bağlıdır. Öğrenildikten sonra yapılan itiraf bu sonucu doğurmaz.

Kaynaklar

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.6, m.35, m.53, m.60, m.66, m.247, m.250, m.252, m.253, m.254 – mevzuat.gov.tr
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.128, m.135, m.268, m.273 – mevzuat.gov.tr
  • 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun m.12 – mevzuat.gov.tr
  • 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu m.17 – mevzuat.gov.tr
  • 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.48
  • 6352 sayılı Kanun (2012) m.87–88
Av. Umut Tekin

YAZAR

Av. Umut Tekin

İzmir Barosu · Sicil No: 17343 · Mesleki bilgiler

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir. Her dosyanın delil durumu ve usul özellikleri farklıdır; somut bir olayda sonuç, dosyanın kendi koşullarına göre değerlendirilir.

Telefonla ara · 0533 593 99 21 WhatsApp ile yaz