KISA CEVAP
Yağma, bir malın cebir veya tehdit kullanılarak alınmasıdır ve temel hâlinin cezası altı yıldan on yıla kadar hapistir (TCK m.148). Silahla, gece vaktinde, birden fazla kişiyle veya konutta işlenmesi gibi nitelikli hâllerde ceza on yıldan on beş yıla çıkar (m.149). Hukuki bir alacağın tahsili için cebir kullanılmışsa yağma değil tehdit veya yaralama hükümleri uygulanır (m.150/1). Dava her durumda ağır ceza mahkemesinde görülür; zararın giderilmesi etkin pişmanlık indirimi sağlayabilir (m.168/3).
Yağma suçu nedir?
Yağma, Türk Ceza Kanunu'nun malvarlığına karşı suçlar bölümünde yer alır ama aynı zamanda kişinin özgürlüğüne ve vücut bütünlüğüne yönelir. Bu yüzden cezası hırsızlıktan çok daha ağırdır.
TCK m.148/1'e göre bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi altı yıldan on yıla kadar hapis cezası alır.
Maddenin iki fıkrası daha var. İkinci fıkra senetle ilgili yağmayı düzenler: cebir veya tehditle mağdura borç doğuran bir senet imzalatmak, var olan bir senedi imha ettirmek ya da ileride senede dönüştürülebilecek bir kâğıdı imzalatmak da aynı cezayı gerektirir. Üçüncü fıkraya göre mağdurun herhangi bir vasıtayla kendini bilmeyecek ve savunamayacak hâle getirilmesi de cebir sayılır. İçeceğe ilaç katılarak bilinci kapatılan kişinin eşyasının alınması bu fıkraya girer.
Yağmanın hırsızlıktan farkı
İki suçta da başkasına ait bir mal, sahibinin rızası olmadan alınır. Fark, alma biçimindedir. Hırsızlıkta (TCK m.141) mal gizlice veya mağdurun karşı koyamayacağı bir anda alınır; kişiye karşı cebir ya da tehdit yoktur. Yağmada ise mağdurun iradesi cebir veya tehditle kırılır ve mal bu yolla ele geçirilir.
| Konu | Hırsızlık (m.141–142) | Yağma (m.148–149) |
|---|---|---|
| Alma biçimi | Rıza dışı, cebir ve tehdit olmadan | Kişiye yönelik cebir veya tehditle |
| Temel ceza | Bir yıldan üç yıla kadar hapis | Altı yıldan on yıla kadar hapis |
| Görevli mahkeme | Kural olarak asliye ceza | Her durumda ağır ceza |
| Uzlaşma | Temel hâl (m.141) uzlaştırma kapsamında | Uzlaştırma yok |
| Etkin pişmanlık | m.168/1–2 | m.168/3, daha sınırlı indirim |
Uygulamada sınır her zaman bu kadar net değildir. Kapkaç tarzı olaylarda cebrin mala mı yoksa kişiye mi yöneldiği tartışılır. Tehdidin yağmaya yetecek ağırlıkta olup olmadığı da sık tartışma konusudur; kanun hayata, vücuda, cinsel dokunulmazlığa yönelik saldırı veya malvarlığında büyük zarar tehdidi arar. Basit bir sözlü sertlik her zaman bu eşiği aşmaz. Suçun hırsızlık mı yağma mı sayılacağı hem cezayı hem görevli mahkemeyi değiştirdiği için savunmanın ilk ele aldığı konulardan biridir.
Nitelikli yağma (TCK m.149)
Yağmanın aşağıdaki hâllerden biriyle işlenmesi durumunda fail on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası alır:
- Silahla,
- Kişinin kendisini tanınmayacak hâle koymasıyla,
- Birden fazla kişi tarafından birlikte,
- Yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde,
- Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumdaki kişiye karşı,
- Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanarak,
- Suç örgütüne yarar sağlamak amacıyla,
- Gece vaktinde.
Yağma sırasında kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâlleri gerçekleşirse ayrıca kasten yaralama hükümleri uygulanır (m.149/2).
Uygulamada en sık rastladığımız nitelikli hâller silah, birden fazla kişi ve gece vaktidir. "Silah" kavramı yalnızca ateşli silahı değil, saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli başka araçları da kapsayabilir. Gece vakti ise güneşin batmasından bir saat sonra başlayıp doğmasından bir saat önceye kadar süren zaman dilimidir (TCK m.6/1-e). Olayın saati, iddianamedeki nitelendirmeyi doğrudan değiştirebilir.
Daha az cezayı gerektiren hâl (TCK m.150)
Madde iki ayrı durumu düzenler ve ikisi de dosyanın seyrini büyük ölçüde değiştirir.
Hukuki bir alacağın tahsili
Kişi, hukuki bir ilişkiye dayanan alacağını tahsil etmek için tehdit veya cebir kullanmışsa yağmadan değil, yalnızca tehdit veya kasten yaralama hükümlerinden sorumlu olur (m.150/1). Burada aranan şey alacağın gerçekten bir hukuki ilişkiye dayanmasıdır: kira, satış, borç para gibi. Yasa dışı bir ilişkiden kaynaklanan "alacak" bu kapsama girmez.
VARSAYIMSAL ÖRNEK
Bornova'da bir esnaf, aylardır ödenmeyen ve senede bağlı alacağını almak için borçlunun dükkânına gidiyor, tartışma sırasında onu iterek kasadan alacağı kadar parayı alıyor.
Olay ilk bakışta işyerinde cebirle mal alma olarak, yani nitelikli yağma şeklinde iddianameye yansıyabilir. Alacağın senetle ispatlanması ve alınan miktarın alacakla sınırlı kalması, m.150/1'in tartışılmasına imkân verir. Bu hâlde ceza on yıllık aralıktan çıkıp tehdit veya yaralama cezasına iner.
Malın değerinin azlığı
Yağmanın konusu olan malın değeri azsa verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir (m.150/2). Kanun "indirilebilir" der; indirim mahkemenin takdirindedir ve değer azlığı her somut olayda ayrıca değerlendirilir.
Yağmada etkin pişmanlık (TCK m.168/3)
Malvarlığına karşı suçlarda etkin pişmanlık TCK m.168'de düzenlenir. Hırsızlık ve dolandırıcılık gibi suçlar için birinci ve ikinci fıkralar uygulanır. Yağma ise ayrıca üçüncü fıkrada ele alınır ve indirim oranı daha düşüktür:
| Zararın giderildiği zaman | İndirim |
|---|---|
| Suç tamamlandıktan sonra, kovuşturma başlamadan önce | Cezanın yarısına kadar |
| Kovuşturma başladıktan sonra, hüküm verilmeden önce | Cezanın üçte birine kadar |
Etkin pişmanlık için failin bizzat pişmanlık göstermesi ve mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin yoluyla gidermesi gerekir. Zarar kısmen giderilmişse indirim için ayrıca mağdurun rızası aranır (m.168/4). Kovuşturma, iddianamenin kabulüyle başlar; bu yüzden zararın hangi tarihte giderildiği indirimin oranını belirler. Şartların ayrıntısı için etkin pişmanlık yazısına bakabilirsiniz.
Uzlaşma ile karıştırılmamalı
Yağma şikâyete bağlı bir suç değildir ve CMK m.253'teki uzlaştırma kapsamında yer almaz. Mağdurla anlaşılması veya mağdurun şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürmez; ancak zararın giderilmesi etkin pişmanlık yoluyla cezaya yansıyabilir.
Teşebbüs
Fail cebir veya tehdide başlar ama malı ele geçiremezse yağmaya teşebbüs söz konusu olur. TCK m.35/2'ye göre bu durumda meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir. Malın elde edilip edilmediği, yani suçun tamamlanıp tamamlanmadığı, olay anına ait kamera kayıtları ve tanık beyanlarıyla belirlenir.
Yağma dosyasında deliller
Yağma çoğu zaman kısa süren, hızlı gelişen bir olaydır. Mağdurun korku altında gördüğü kişiyi ve olayın akışını sonradan anlatması kolay değildir. Bu yüzden dosyanın ağırlığı genellikle mağdur beyanının yanındaki objektif delillerde toplanır.
- Olay yeri ve kaçış güzergâhındaki kamera kayıtları,
- Baz istasyonu ve HTS kayıtları,
- Alınan malın sonradan kimde ele geçirildiği ve el koyma tutanakları,
- Mağdurdaki yaralanmaya ilişkin adli tıp raporu,
- Olaya tanık olan ya da olaydan hemen sonra mağdurla konuşan kişilerin beyanları.
Kamera kayıtları belirli bir süre sonra silindiği için mağdur vekilinin veya müdafiin bu kayıtların istenmesini erken aşamada talep etmesi gerekir. Kayıt, failin kimliğini olduğu kadar cebrin bulunup bulunmadığını ve malın kimin elinde olduğunu da gösterebilir. Birden fazla şüphelinin bulunduğu dosyalarda her birinin olaydaki rolünün ayrı ayrı ortaya konması, iştirak tartışması bakımından ayrıca önem taşır.
Görevli mahkeme, tutukluluk ve müdafi
Yağma, 5235 sayılı Kanun'un 12. maddesinde adıyla sayılan suçlardandır. Bu nedenle temel hâl, nitelikli hâl ya da m.150/2'deki değer azlığı fark etmeksizin dava ağır ceza mahkemesinde görülür. Suçun alt sınırı altı yıl olduğundan şüphelinin avukatı yoksa baro istem aranmadan müdafi görevlendirir (CMK m.150/3).
Yağma, CMK m.100/3'teki katalog suçlar arasındadır; kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeni var sayılabilir. Uygulamada nitelikli yağma dosyalarında tutuklama sık görülür. Bu kararlara karşı tutukluluğa itiraz yoluna gidilebilir; özellikle m.150/1 kapsamında kalabilecek alacak tahsili olaylarında itiraz dilekçesinde suçun vasfı tartışılmalıdır.
Teşhis işlemleri de bu dosyalarda önemlidir. Fotoğraf üzerinden veya sıra teşhisiyle yapılan tanımanın usule uygun olup olmadığı, savunmanın sıkça incelediği konulardandır. Usule aykırı elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağını hukuka aykırı delil yazısında anlattık.
Sık sorulan sorular
Oyuncak tabancayla yapılan yağma silahlı yağma sayılır mı?
Bu, uygulamada tartışılan bir konudur. Aracın mağdur üzerinde gerçek bir silah izlenimi yaratması ile saldırıda kullanılmaya elverişli olması farklı değerlendirilebilir. Somut olayda aracın niteliği ve nasıl kullanıldığı belirleyicidir.
Telefonla tehdit edilerek para gönderilmesi yağma mıdır?
Tehdidin TCK m.148'de sayılan ağırlıkta olması ve mağdurun bu tehdit nedeniyle parayı vermeye mecbur kalması hâlinde yağma tartışılabilir. Tehdidin niteliği yağma eşiğine ulaşmıyorsa olay şantaj veya tehdit gibi başka suçlar kapsamında değerlendirilebilir.
Yağmada mağdurla barışmak davayı bitirir mi?
Hayır. Yağma uzlaşmaya tabi değildir ve şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez. Zararın giderilmesi ise TCK m.168/3 uyarınca cezada indirim sağlayabilir.
Yağma suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün mü?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, iki yıl veya daha az hapis cezasında uygulanabilir. Yağmanın alt sınırı altı yıl olduğundan teşebbüs, etkin pişmanlık ve değer azlığı gibi indirimler birlikte uygulanmadıkça bu sınıra inmek genellikle mümkün olmaz.
Kaynaklar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, m.6, m.35, m.141, m.148, m.149, m.150, m.168: mevzuat.gov.tr
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, m.100, m.150, m.253: mevzuat.gov.tr
- 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun, m.12: mevzuat.gov.tr
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir. Her dosyanın delil durumu ve usul özellikleri farklıdır; somut bir olayda sonuç, dosyanın kendi koşullarına göre değerlendirilir.
