İçeriğe geç

CEZA YARGILAMASI · 7 dakika okuma

Tutukluluğa İtiraz Nasıl Yapılır?

Tutuklama kararına itirazın süresi, itirazı inceleyen merci, tahliye talebiyle farkı ve itiraz dilekçesinde tartışılması gereken noktalar.

Av. Umut Tekin
Yayın:

İtiraz dilekçesi ve iki haftalık süreyi gösteren takvim yaprağı çizimi

KISA CEVAP

Tutuklama kararına, kararı öğrendiğiniz günden itibaren iki hafta içinde, kararı veren hâkimliğe veya mahkemeye verilecek bir dilekçeyle itiraz edebilirsiniz (CMK m.268). Soruşturma evresinde sulh ceza hâkimliğinin verdiği tutuklama kararına yapılan itirazı, 2021'den bu yana yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler. İtirazda kuvvetli şüphenin, tutuklama nedeninin ve ölçülülüğün somut delillerle gösterilip gösterilmediği ve adli kontrolün neden yetersiz sayıldığı tartışılır.

Tutuklama hangi şartlarda verilebilir?

Tutuklama bir ceza değildir. Yargılama sürerken kişinin özgürlüğünü kısıtlayan, en ağır koruma tedbiridir. Bu yüzden kanun, tutuklama için birbirinden ayrı üç şartın aynı anda bulunmasını ister (CMK m.100):

  1. Kuvvetli suç şüphesi. Bu şüphenin “somut delillere” dayanması gerekir. 2014'te kanundaki “olgular” ifadesi “somut deliller” olarak değiştirildi; yani soyut kanaat veya yalnızca suçun niteliği yetmez.
  2. Bir tutuklama nedeni. Kaçma veya saklanma şüphesini doğuran somut olgular ya da delilleri karartma, tanık veya mağdur üzerinde baskı kurma girişimi konusunda kuvvetli şüphe.
  3. Ölçülülük. İşin önemi ile verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiriyle ölçülü olmayan tutuklama kararı verilemez.

Kanun bir de tutuklama yasağı koyar: Sadece adli para cezası gerektiren suçlarda ve hapis cezasının üst sınırı iki yılı geçmeyen suçlarda tutuklama kararı verilemez. Vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar bu yasağın dışında tutulmuştur (CMK m.100/4).

Katalog suçlar ne anlama geliyor?

CMK m.100/3'te sayılan suçlarda, kuvvetli şüphe varsa tutuklama nedeninin “var sayılabileceği” kabul edilir. Kasten öldürme, hırsızlık ve yağma, uyuşturucu imal ve ticareti, cinsel saldırı (birinci fıkra hariç), çocukların cinsel istismarı, suç örgütü kurma, göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti bu listededir. Listeye son yıllarda kadına karşı ve sağlık çalışanlarına karşı işlenen kasten yaralama (2022) ile eğitim çalışanlarına karşı görevleri sırasında işlenen kasten yaralama (2024) da eklendi.

Katalog suç, otomatik tutuklama demek değildir. Kanun “var sayılabilir” der, “var sayılır” demez. Kuvvetli şüphenin somut delillere dayanması ve ölçülülük şartı katalog suçlarda da aynen aranır. Uygulamada en sık gördüğümüz itiraz konusu da budur: Kararda yalnızca suçun katalogda yer aldığı yazılmış, dosyadaki delillerin neden kuvvetli şüphe oluşturduğu ve adli kontrolün neden yetmediği hiç tartışılmamıştır.

Tutuklama kararında hangi gerekçe olmalı?

Tutuklamaya, tutukluluğun devamına veya tahliye talebinin reddine ilişkin her kararda şu dört husus somut olgularla, delil gösterilerek açıklanmalıdır (CMK m.101/2):

  • kuvvetli suç şüphesi,
  • tutuklama nedenlerinin varlığı,
  • tutuklamanın ölçülü olduğu,
  • adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı.

Son bent 2021'de eklendi. Savcılığın tutuklama isteminde de adli kontrolün neden yetersiz kalacağına dair hukuki ve fiilî nedenlerin gösterilmesi gerekir (CMK m.101/1). Kalıp cümlelerle yazılmış, her şüpheliye aynı gerekçeyle verilmiş kararlar itirazda ilk hedef alınan noktadır.

Tutuklama yerine adli kontrol

Tutuklama nedenleri bulunsa bile hâkim, tutuklama yerine adli kontrole karar verebilir (CMK m.109). Adli kontrol yükümlülüklerinden bazıları:

  • yurt dışına çıkamamak,
  • belirlenen yerlere belirli aralıklarla imza vermek,
  • konutunu terk etmemek (ev hapsi),
  • belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek veya belirlenen yerlere gitmemek,
  • güvence miktarı yatırmak,
  • silah bulunduramamak, taşıt kullanamamak.

Konutu terk etmeme yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezadan mahsupta bir gün sayılır. Adli kontrolün devamı da en geç dört ayda bir değerlendirilir (CMK m.110/4). İtiraz dilekçesinde hangi adli kontrol tedbirinin neden yeterli olacağını somut olarak önermek, yalnızca “tahliye” istemekten çoğu zaman daha etkilidir.

Tutuklama kararına itiraz nasıl yapılır?

2 haftaİtiraz süresi, kararın öğrenilmesinden itibaren (CMK m.268/1)
3 günHâkimin itirazı mercie gönderme süresi (CMK m.268/2)
30 günSoruşturmada tutukluluğun en geç inceleme aralığı (CMK m.108)

İtiraz süresi 2024'e kadar yedi gündü. 7499 sayılı Kanun ile iki haftaya çıkarıldı. İnternette hâlâ “yedi gün” yazan kaynaklara rastlayabilirsiniz; güncel süre iki haftadır. Yine de tutuklu bir kişi için beklemenin bir anlamı yok; itiraz ne kadar erken yapılırsa o kadar iyi.

AŞAMA 1

Dilekçe

İtiraz, kararı veren hâkimliğe veya mahkemeye dilekçeyle ya da zabıt kâtibine beyanla yapılır. Tutuklu kişi beyanını tutukevi müdürlüğü aracılığıyla da verebilir (CMK m.263).

AŞAMA 2

Kararı veren hâkimin incelemesi

Hâkim itirazı yerinde görürse kararını kendisi düzeltir. Görmezse en çok üç gün içinde dosyayı itiraz merciine gönderir.

AŞAMA 3

Savcının görüşü

Merci savcıdan görüş alırsa bu görüş şüpheliye veya müdafiye bildirilir; üç gün içinde cevap verilebilir (CMK m.270/2).

AŞAMA 4

Merciin kararı

Kural olarak duruşma yapılmadan, mümkün olan en kısa sürede karar verilir. Bu karar kesindir (CMK m.271).

İtirazı kim inceler?

İTİRAZ MERCİLERİ (CMK m.268/3)
Tutuklama kararını verenİtirazı inceleyen
Sulh ceza hâkimliği (soruşturma evresi)Yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi
Sulh ceza işlerine bakan asliye ceza hâkimiAğır ceza mahkemesi başkanı
Asliye ceza mahkemesi (kovuşturma evresi)Yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesi
Ağır ceza mahkemesiNumara olarak izleyen ağır ceza dairesi; tek daire varsa en yakın ağır ceza mahkemesi

Eski bilgiye dikkat

Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrol kararlarına itirazın, numara olarak izleyen sulh ceza hâkimliğine gittiği dönem 2021'de sona erdi. 7331 sayılı Kanun ile bu itirazlar asliye ceza mahkemesi hâkimine verildi. Sulh ceza hâkimliğinin diğer kararlarında, örneğin arama kararlarında, sıradaki hâkimlik kuralı devam ediyor.

Merciin itiraz üzerine verdiği karar kesindir. Tek istisna, tutuklama kararının ilk defa itiraz merciince verilmesidir; örneğin hâkimlik tutuklama talebini reddetmiş, savcının itirazı üzerine merci tutuklama kararı vermişse, bu karara karşı itiraz yoluna gidilebilir (CMK m.271/4).

Tahliye talebi ile itiraz arasındaki fark

İkisi sık karıştırılır ama farklı yollardır. İtiraz, tutuklama kararının kendisinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürer ve üst bir mercie gider. Tahliye talebi ise “karar verildiği gün doğru olsa bile bugün artık tutukluluğun devam etmesi için sebep yok” demektir ve soruşturma ile kovuşturmanın her aşamasında yapılabilir (CMK m.104).

Tahliye talebi hakkında üç gün içinde karar verilir; örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda bu süre yedi gündür. Duruşma dışında karar verilirken savcının ve şüphelinin görüşü alınmaz (CMK m.105). Talebin reddine karşı da itiraz edilebilir.

Pratikte şöyle düşünebilirsiniz: Tanıkların ifadesi alındı, bilirkişi raporu geldi, deliller toplandı. Delil karartma gerekçesi artık zayıflamıştır. Bu yeni durum, tahliye talebinin ve ret hâlinde yapılacak itirazın asıl dayanağıdır.

30 günlük tutukluluk incelemesi

Soruşturma evresinde, şüpheli tutukevinde bulunduğu sürece en geç otuzar günlük aralıklarla tutukluluğun devamının gerekip gerekmediği, savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından şüpheli veya müdafii dinlenerek değerlendirilir. Şüpheli de bu süre içinde inceleme isteyebilir. Kovuşturma evresinde ise mahkeme her oturumda, gerektiğinde oturumlar arasında veya otuz günlük süre içinde re'sen karar verir (CMK m.108).

Tutukluluğun bir üst sınırı da vardır. Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde en çok bir yıl (zorunlu hâllerde altı ay uzatma), ağır ceza işlerinde en çok iki yıl olup uzatmalarla birlikte toplam süre kanunda sayılan istisnalar dışında üç yılı geçemez. Soruşturma evresi için ayrıca daha kısa sınırlar öngörülmüştür; çocuklar bakımından süreler indirimli uygulanır (CMK m.102). Görevli mahkemeyi belirlemek için görevli mahkeme rehberi, süreleri takip etmek için süre hesaplama aracı işinize yarayabilir.

VARSAYIMSAL ÖRNEK

B, Karşıyaka'da bir iş yerinde çıkan kavgada yaralama suçu şüphesiyle gözaltına alınır ve sulh ceza hâkimliğince tutuklanır. Kararda “suçun niteliği, mevcut delil durumu ve adli kontrolün yetersiz kalacağı” şeklinde genel bir gerekçe vardır. B'nin sabit ikametgâhı, düzenli işi vardır ve olay kamera kayıtlarıyla zaten tespit edilmiştir.

Müdafi on gün içinde itiraz eder. Dilekçede kamera kayıtları toplandığı için delil karartma ihtimalinin kalmadığını, kaçma şüphesini gösteren somut bir olgu bulunmadığını ve imza yükümlülüğü ile yurt dışı çıkış yasağının yeterli olacağını gösterir. İtirazı yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler. Sonuç her dosyada farklıdır; burada gösterilmek istenen, itirazın genel ifadeyle değil somut olgularla kurulması gerektiğidir.

Anayasa Mahkemesi ve AİHM

İtiraz yolu tüketildikten sonra, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının (Anayasa m.19) ihlal edildiği düşünülüyorsa Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir. Başvuru süresi, başvuru yollarının tüketildiği tarihten, yani kesin kararın öğrenildiği günden itibaren otuz gündür (6216 sayılı Kanun m.47/5). Anayasa Mahkemesi tutuklamanın hukuki olup olmadığını ve kararların gerekçesini inceler; ihlal tespit ederse tazminat gibi giderim yollarına hükmedebilir.

Anayasa Mahkemesinin kararından sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine, Sözleşme'nin 5. maddesi kapsamında başvurmak mümkündür. AİHM'e başvuru süresi iç hukuktaki kesin karardan itibaren dört aydır.

Haksız veya hukuka aykırı tutuklama nedeniyle uğranılan zararlar için ayrıca CMK m.141 ve devamındaki tazminat yolu bulunur. Tutukluluk sürecinde sahip olduğunuz diğer haklar için şüpheli ve sanık hakları yazısına göz atabilirsiniz. Bayraklı'daki İzmir Adliyesinde tutuklama dosyalarında en çok vakit kaybettiren şey, itirazın ilk günlerde değil haftalar sonra hazırlanması oluyor; bir İzmir ceza avukatı ile dosyayı erkenden gözden geçirmek bu yüzden önemli.

Sık sorulan sorular

Tutuklamaya itiraz süresi kaç gün?

İki haftadır. 2 Mart 2024 tarihli 7499 sayılı Kanun ile CMK m.268'deki yedi günlük süre iki haftaya çıkarıldı. Süre, kararın öğrenildiği günden itibaren işler.

İtiraz reddedilirse tekrar itiraz edebilir miyim?

Merciin itiraz üzerine verdiği karar kesindir; aynı karara ikinci kez itiraz yolu yoktur. Ancak koşullar değiştikçe tahliye talebinde bulunabilir, bu talebin reddine yeniden itiraz edebilirsiniz.

İtiraz sırasında tutukluluk devam eder mi?

Evet. İtiraz kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz (CMK m.269). Kararı veren makam veya merci bu konuda ayrıca karar verebilir, ama uygulamada tutukluluk itiraz sonuçlanana kadar devam eder.

İtiraz dilekçesini tutuklu kişi kendisi verebilir mi?

Evet. Şüpheli veya sanık itirazı kendisi yapabilir; tutukevinde ise beyanını tutukevi müdürlüğü aracılığıyla verebilir. Müdafi de itirazda bulunabilir; müdafiin itirazı şüphelinin iradesine aykırı olmamalıdır.

Kaynaklar

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.100–110, m.141, m.263, m.267–271 (mevzuat.gov.tr)
  • 7331 sayılı Kanun (8 Temmuz 2021) ile CMK m.101/2-d ve m.268/3-b değişiklikleri; 7499 sayılı Kanun (2 Mart 2024) ile CMK m.268/1'deki itiraz süresi değişikliği
  • 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun m.47
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.19
Av. Umut Tekin

YAZAR

Av. Umut Tekin

İzmir Barosu · Sicil No: 17343 · Mesleki bilgiler

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir. Her dosyanın delil durumu ve usul özellikleri farklıdır; somut bir olayda sonuç, dosyanın kendi koşullarına göre değerlendirilir.

Telefonla ara · 0533 593 99 21 WhatsApp ile yaz