KISA CEVAP
Gözaltı süresi, yakalama anından itibaren kural olarak yirmi dört saattir. Yakalama yerine en yakın hâkime gönderilmek için gereken yol süresi buna eklenmez, ancak bu süre on iki saati geçemez. Toplu olarak işlenen suçlarda savcı, her defasında bir günü geçmemek üzere üç güne kadar uzatma emri verebilir (CMK m.91). Gözaltına ve uzatma emrine karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir; hâkim yirmi dört saat dolmadan karar verir.
Yakalama ile gözaltı aynı şey mi?
Değil. Yakalama, kişinin özgürlüğünün fiilen kısıtlandığı ilk andır; kolluk ya da suçüstü hâlinde herkes kişiyi geçici olarak yakalayabilir (CMK m.90). Gözaltı ise yakalanan kişi savcılıkça serbest bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için verilen bir karardır (m.91/1).
Gözaltı her yakalamanın doğal sonucu değildir. Kanun iki şart arar: tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olması ve kişinin suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin bulunması (m.91/2). İfadesi alınıp evine gönderilebilecek birini sırf usulen gözaltında tutmak kanunun mantığına aykırıdır.
Gözaltı süresi ne kadar?
Süre, yakalama anından itibaren işlemeye başlar; karakola varış ya da tutanağın düzenlendiği saat değil. Ailelerin sık sorduğu "Gece yakalandı, süre sabah mı başlıyor?" sorusunun cevabı bu yüzden hayırdır.
| Durum | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Genel kural | Yakalama anından itibaren 24 saat (yol süresi hariç; yol süresi en çok 12 saat) | m.91/1 |
| Toplu olarak işlenen suçlar | Savcının yazılı emriyle, her defasında 1 günü geçmemek üzere 3 güne kadar uzatma | m.91/3 |
| Kolluk amirinin kararı (suçüstü, kanunda sayılan suçlar) | 24 saate kadar; toplumsal olaylarda ve toplu suçlarda 48 saate kadar | m.91/4 |
| Kolluk kararıyla gözaltında hâkim önüne çıkarılma | En geç 48 saat, toplu suçlarda 4 gün | m.91/4 |
Kanun "toplu suç"u, aralarında iştirak iradesi bulunmasa da üç veya daha fazla kişi tarafından işlenen suç olarak tanımlar (m.2). Uzatma için ayrıca delillerin toplanmasında güçlük veya şüpheli sayısının çokluğu gerekir. Uzatma emri gözaltındaki kişiye derhâl tebliğ edilir.
Süre nasıl hesaplanır?
Hesap saat üzerinden yapılır, gün üzerinden değil. Salı akşamı 22.00'de yakalanan bir kişinin yirmi dört saatlik süresi çarşamba akşamı 22.00'de dolar. Yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmek için zorunlu olan yol süresi bu yirmi dört saate dâhil edilmez; ancak bu süre de on iki saati aşamaz.
Toplu suçlarda uzatma emri her defasında en çok bir gün için verilebilir. Yani savcı tek bir yazıyla üç günlük uzatma veremez; her uzatma için ayrı bir değerlendirme yapması ve bunu yazılı emre bağlaması gerekir. Gözaltı tutanaklarında yakalama saati, uzatma emirlerinin tarih ve saati ile tebliğ saatleri yer alır. Süre aşımı olup olmadığı bu kayıtlardan anlaşılır; bu yüzden avukatın ilk baktığı belgeler genellikle bunlardır.
Terör ve örgüt suçlarında ayrık hükümler
Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen bazı suçlar için kanun koyucu zaman zaman daha uzun, süreli gözaltı rejimleri öngörmüştür (3713 sayılı Kanun geçici m.19). Bu tür geçici hükümlerin yürürlük süresi dönem dönem değiştiği için somut dosyada güncel metne ayrıca bakılması gerekir. Bu suçlarda müdafiyle görüşme hakkının hâkim kararıyla yirmi dört saat kısıtlanabileceği ve bu sürede ifade alınamayacağı ise CMK m.154/2'de düzenlenmiştir.
Yakalanan ve gözaltına alınan kişinin hakları
Kolluk, kişinin kaçmasını ya da kendine veya başkasına zarar vermesini önleyecek tedbirleri aldıktan sonra yakalanan kişiye kanuni haklarını derhal bildirir (m.90/4). Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği'ne göre bu bildirim mümkünse yazılı yapılır ve kişiye imzalatılan "Şüpheli ve Sanık Hakları Formu" ile belgelenir. Formda yer alan başlıca haklar şunlardır:
- Yakalanma nedenini ve suçlamayı öğrenme
- Susma hakkı: Yüklenen suç hakkında açıklama yapmama (m.147/1-e). Kimlik sorularına ise doğru cevap verilmelidir.
- Avukat hakkı: Avukatla vekâletname aranmaksızın ve başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşme (m.154/1). Avukat tutamayan kişi isterse baro müdafi görevlendirir.
- Yakınlara haber verilmesi
- Gözaltına itiraz hakkı ve bunun nasıl kullanılacağının öğrenilmesi
- Sağlık muayenesi
Bu hakların ifade sırasında nasıl kullanılacağını şüpheli ve sanık hakları ile emniyette ifade verme yazılarında ayrıntılı anlattık.
Yakınlara bildirim
Kişi yakalandığında, gözaltına alındığında veya gözaltı süresi uzatıldığında, savcının emriyle bir yakınına ya da belirlediği bir kişiye gecikmeksizin haber verilir (m.95/1). Yakalanan yabancıysa, yazılı olarak karşı çıkmadığı sürece durumu vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir (m.95/2).
Bildirimin kime yapılacağını kural olarak gözaltındaki kişi söyler. Uygulamada en sık sorun, ailenin haberi geç alması ve kişinin hangi birimde tutulduğunu öğrenememesidir. Aileler çoğu zaman bu noktada bir İzmir ceza avukatı arayışına girer; bilinmesi gereken, avukatın gözaltındaki kişiyle görüşmesi için vekâletname aranmadığıdır.
Adli muayene neden önemli?
Yönetmeliğe göre gözaltına alınacak ya da zor kullanılarak yakalanan kişi hekim muayenesinden geçirilir. Muayene, kişinin başka bir yere nakli, gözaltı süresinin uzatılması, serbest bırakılması veya adli mercie sevki öncesinde tekrarlanır. Hekim kötü muamele bulgusu tespit ederse durum savcılığa bildirilir. Kadınlar talep ederlerse ve imkân varsa kadın hekim tarafından muayene edilir. Yönetmelik ayrıca kişinin ifadesini alan görevlinin, onu muayeneye götüren görevliyle mümkün olduğunca aynı kişi olmamasını ister; bu sağlanamıyorsa nedeni kayda geçirilir.
Bu raporlar, gözaltında ne olduğunun en güvenilir belgesidir. Muayene sırasında ağrı, darp izi ya da sürekli kullanılan bir ilaç varsa bunu hekime açıkça söylemek ve rapora yazılmasını istemek gerekir. Sonradan "kötü muamele gördüm" iddiası, ilk raporda hiçbir iz yoksa zor ispatlanır.
Gözaltına itiraz: kim, nereye, ne zaman?
Sulh ceza hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet yirmidört saat dolmadan başvuruyu sonuçlandırır.
CMK m.91/5
Yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına ilişkin savcının yazılı emrine karşı, hemen serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurulabilir. Başvuru hakkı olanlar kanunda sayılmıştır:
- Yakalanan kişinin kendisi
- Müdafii veya kanuni temsilcisi
- Eşi
- Birinci veya ikinci derecede kan hısımı (anne, baba, çocuk, kardeş, büyükanne, büyükbaba, torun)
AŞAMA 1
Başvuru
Dilekçe sulh ceza hâkimliğine verilir; gözaltı kararının neden zorunlu olmadığı ve somut delil bulunmadığı anlatılır.
AŞAMA 2
Evrak üzerinden inceleme
Hâkim duruşma yapmadan, dosya üzerinden ve 24 saat dolmadan karar verir.
AŞAMA 3
Karar
Başvuru ya kabul edilir ve kişi serbest bırakılır ya reddedilir ya da kişinin evrakla birlikte derhâl savcılıkta hazır bulundurulmasına karar verilir.
Gözaltı süresi dolduğu veya hâkim kararıyla serbest bırakılan kişi, aynı fiil için yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve savcının kararı olmadıkça aynı nedenle bir daha yakalanamaz (m.91/6).
Gözaltına alınan kişi bırakılmazsa, en geç bu süreler sonunda sulh ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir; sorguda müdafi de hazır bulunur (m.91/7). Bu aşamada çoğu zaman tutuklama ya da adli kontrol konuşulur. Tutuklama kararı verilirse izlenecek yolu tutukluluğa itiraz yazısında anlattık.
Süre aşımı ve tazminat
Kanuni gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan veya kanunda belirtilen koşullar dışında yakalanan kişi, CMK m.141 uyarınca devletten tazminat isteyebilir.
VARSAYIMSAL ÖRNEK
Bornova'da bir eğlence mekânı önündeki kavga sonrası dört kişi gece saat 01.00'de yakalanır. Savcı, şüpheli sayısının çokluğunu ve kamera kayıtlarının henüz toplanmadığını gerekçe göstererek gözaltı süresini bir gün uzatan yazılı emir verir.
Şüphelilerden C'nin olayla ilgisinin yalnızca bir tanık anlatımına dayandığını düşünen annesi, sulh ceza hâkimliğine başvurur. Hâkim dosyayı evrak üzerinden inceler. C'nin aleyhine somut delil bulunmadığı kanaatine varırsa serbest bırakılmasına, aksi hâlde başvurunun reddine karar verir. Her iki durumda da karar yirmi dört saat dolmadan verilmelidir.
Sık sorulan sorular
Gözaltı süresi dört günü geçebilir mi?
CMK'ya göre toplu suçlarda bile toplam süre, ilk yirmi dört saat ile üç günlük uzatmanın toplamını geçemez. Terör ve örgüt suçları için özel kanunlarda ayrık süreler öngörülebilir; bunlar için güncel metne bakmak gerekir.
Gözaltına itiraz için avukat şart mı?
Hayır. Gözaltındaki kişi, eşi veya birinci ya da ikinci derece kan hısımı da doğrudan sulh ceza hâkimliğine başvurabilir. Dilekçenin gözaltının neden gereksiz olduğunu somut olarak anlatması önemlidir.
Ailem gözaltında olduğumu nasıl öğrenir?
Savcının emriyle bir yakınınıza veya belirlediğiniz kişiye gecikmeksizin haber verilir. Kime haber verilmesini istediğinizi açıkça söylemeniz yeterlidir.
Avukat gelene kadar ifade alınabilir mi?
Avukat istediğinizi söylediyseniz ifadeniz müdafi hazır bulunmadan alınmamalıdır. Müdafi olmadan kollukta alınan ifade, hâkim veya mahkeme önünde doğrulamadığınız sürece hükme esas alınamaz (CMK m.148/4).
Gözaltı bitince ne olur?
Kişi ya savcılıkta ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılır ya da tutuklama veya adli kontrol istemiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edilir. Hâkim önündeki sorguda müdafi hazır bulunur.
Kaynaklar
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.2, 90, 91, 95, 141, 147, 154 (mevzuat.gov.tr)
- 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu geçici m.19 (mevzuat.gov.tr)
- Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği m.6, 8, 9
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir. Her dosyanın delil durumu ve usul özellikleri farklıdır; somut bir olayda sonuç, dosyanın kendi koşullarına göre değerlendirilir.
