İçeriğe geç

TCK m.79 · GÖREVLİ: ASLİYE CEZA MAHKEMESİ (BAĞLANTILI DAVALARDA AĞIR CEZA)

Göçmen Kaçakçılığı Suçu (TCK 79): Cezası, Nitelikli Hâller ve Savunma

TCK m.79'daki fiiller ve ceza aralıkları; hayati tehlike, onur kırıcı muamele ve örgüt artırımları, teşebbüs kuralı, insan ticaretinden farkı, el koyma ve müsadere.

Av. Umut Tekin
Yayın:

KISA CEVAP

Göçmen kaçakçılığı TCK m.79'da düzenlenir: maddi menfaat elde etmek amacıyla, yasal olmayan yollardan bir yabancıyı ülkeye sokmak, ülkede kalmasına imkân sağlamak ya da bir kişinin yurt dışına çıkmasına imkân sağlamak. Cezası beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezasıdır; teşebbüs aşamasında kalsa bile tamamlanmış gibi ceza verilir. Hayatın tehlikeye girmesi, onur kırıcı muamele, birden fazla kişiyle veya örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi cezayı artırır. Görevli mahkeme kural olarak asliye ceza mahkemesidir.

Suç neyi kapsar

TCK m.79/1 iki grup fiil sayar. Birincisi bir yabancıyı yasal olmayan yollardan ülkeye sokmak veya ülkede kalmasına imkân sağlamaktır. İkincisi bir Türk vatandaşının ya da yabancının yasal olmayan yollardan yurt dışına çıkmasına imkân sağlamaktır. Her iki durumda da failin amacı, doğrudan veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmektir.

Ege kıyısındaki dosyalar çoğunlukla ikinci gruba girer. İzmir'in Çeşme, Seferihisar, Dikili gibi Yunan adalarına yakın kıyılarında yakalanan bot ve tekne olayları, kıyıya taşıma yapan minibüs veya kamyonet sürücüleri, göçmenleri bir süre evinde ya da deposunda barındıran kişiler bu dosyaların tipik tarafları. Kentin içinde ise "ülkede kalmasına imkân sağlama" iddiasıyla ev kiralama, belge temini veya organizasyon dosyaları görülür.

Göçmenlerin kendisi bu suçun faili değildir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre göçmenler suçun mağduru değil konusudur; korunan değer, devletin sınır ve göç düzeni ile uluslararası toplumun düzenidir. Bu tespit, zincirleme suç tartışmasında doğrudan sonuç doğurur.

Suçun unsurları

  • Fiil: Ülkeye sokma, ülkede kalmaya imkân sağlama veya yurt dışına çıkmaya imkân sağlama. Taşıma, barındırma, yol gösterme, bot temini gibi katkılar bu hareketlerin içinde değerlendirilir.
  • Yasal olmayan yol: Sınır kapısı dışından geçiş, sahte veya başkasına ait belgeyle geçiş gibi. Pasaport ve vizesi olan birinin yasal yollardan çıkışına yardım bu suçu oluşturmaz.
  • Özel kast: Doğrudan veya dolaylı maddi menfaat elde etme amacı. İnsani yardım amacıyla, karşılıksız yapılan yardım bu unsuru karşılamaz. Menfaatin fiilen elde edilmesi şart değildir; amaç yeterlidir.
  • Taksir yok: Suç ancak kasten işlenebilir. Taşıdığı kişilerin düzensiz göçmen olduğunu bilmeyen sürücünün durumu bu yüzden ayrıca tartışılır.

Uygulamada en çok tartışılan unsur maddi menfaat amacıdır. Göçmenlerden toplanan paranın kime gittiği, sürücüye ne ödendiği, telefon ve banka kayıtları bu noktada belirleyicidir. Bot kullanan kişinin aynı zamanda yolculardan biri olduğu dosyalarda, parasız geçiş imkânının "dolaylı menfaat" sayılıp sayılmayacağı da sık karşılaştığımız bir tartışmadır.

Cezalar ve nitelikli hâller

m.79/1'deki hapis cezasının alt sınırı 7445 sayılı Kanunla (Resmî Gazete, 5 Nisan 2023) üç yıldan beş yıla çıkarıldı. Bu nedenle suç tarihinin bu değişiklikten önce mi sonra mı olduğu ayrıca kontrol edilmelidir; önceki tarihli fiillerde lehe olan eski aralık uygulanır.

TCK M.79 CEZA ARALIKLARI
FıkraDurumYaptırım
79/1Temel hâl (ülkeye sokma, kalmaya veya çıkmaya imkân sağlama)5 yıldan 8 yıla kadar hapis ve 1.000 günden 10.000 güne kadar adli para cezası
79/1, son cümleSuçun teşebbüs aşamasında kalmasıTamamlanmış gibi ceza verilir
79/2-aMağdurların hayatı bakımından tehlike oluşturmasıCeza yarısından üçte ikisine kadar artırılır
79/2-bMağdurların onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılmasıCeza yarısından üçte ikisine kadar artırılır
79/3Birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesiCeza yarısına kadar artırılır
79/3Bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesiCeza yarısından bir katına kadar artırılır
79/4Bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesiTüzel kişiye özgü güvenlik tedbirleri

Üçüncü fıkra bugünkü hâlini 2019'da 7196 sayılı Kanunla aldı. Adli para cezasında bir günün karşılığı, 7499 sayılı Kanundan sonra 100 TL ile 500 TL arasında belirleniyor; bu yüzden on bin güne kadar çıkabilen adli para cezası tek başına ciddi bir yük oluşturabilir. Tahmini tutarı adli para cezası hesaplama aracıyla görebilirsiniz.

Hayati tehlike, onur kırıcı muamele ve örgüt

Hayatın tehlikeye girmesi (79/2-a): Ege'deki deniz geçişlerinde bu hâl neredeyse her iddianamede yer alıyor. Ancak tehlikenin somut olarak ortaya konması gerekir. Teknenin kapasitesi, can yeleği bulunup bulunmadığı, hava ve deniz durumu, yolculuğun gece yapılıp yapılmadığı gibi olgular tek tek değerlendirilir. Yargıtay'ın uygulamasında kapasitenin aşıldığına dair genel bir tespit, somut tehlikeyi göstermeye her zaman yeterli görülmüyor; olay yerindeki tutanaklar ve sahil güvenlik raporları bu yüzden önemlidir.

Onur kırıcı muamele (79/2-b): Göçmenlerin insan onuruyla bağdaşmayacak şekilde, örneğin bir kamyon kasasına sıkıştırılarak veya kapalı bir alanda havasız bırakılarak taşınması bu kapsamda değerlendirilir. Burada da somut koşulların delillerle gösterilmesi aranır.

Ölüm veya yaralanma: Geçiş sırasında bir göçmen hayatını kaybeder ya da yaralanırsa fail, olayın özelliğine göre ayrıca taksirle veya olası kastla öldürme ya da yaralama suçundan sorumlu tutulabilir. Bu ihtimalde dosya ağır ceza mahkemesine taşınabilir; ilgili kurallar için kasten öldürme suçu sayfamıza bakabilirsiniz.

Örgüt: Organizatör, kurye, sürücü, barındıran ve para toplayan kişilerden oluşan yapılarda iddianame çoğu zaman 79/3'teki örgüt artırımına ve ayrıca suç örgütü kurma veya örgüte üye olma suçuna (TCK m.220) dayanır. Örgütün varlığı için süreklilik, hiyerarşi ve belirli sayıda kişi gibi unsurların ayrıca ispatlanması gerekir; birkaç kişinin tek bir olaya katılması örgüt anlamına gelmez. Bu ayrımı suç örgütü sayfamızda anlattık.

Teşebbüs ve birden fazla göçmen

m.79/1'in son cümlesi teşebbüs için özel bir kural koyar: suç teşebbüs aşamasında kalsa bile tamamlanmış gibi ceza verilir. Bu cümle 2010'da 6008 sayılı Kanunla eklendi. Pratik sonucu şudur: Kıyıdan ayrılmadan yakalanan bir bot veya sınıra varmadan durdurulan bir araç için de tam ceza söz konusu olur; TCK m.35'teki genel teşebbüs indirimi uygulanmaz.

Aynı olayda birden fazla göçmenin taşınması, her göçmen için ayrı bir suç oluşturmaz. Göçmenler mağdur değil suçun konusu sayıldığı için Yargıtay, tek bir taşıma eyleminde zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını hatalı bulmaktadır. Göçmen sayısı ise temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırılmasında dikkate alınabilir. Farklı tarihlerde yapılan ayrı geçişler ise kural olarak ayrı suçlar olarak değerlendirilir.

İnsan ticaretinden (TCK m.80) farkı

İki suç aynı bölümde düzenlenmiştir ve sık karıştırılır. Aradaki fark, kişinin iradesi ve failin amacıdır.

GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞI VE İNSAN TİCARETİ
KonuGöçmen kaçakçılığı (m.79)İnsan ticareti (m.80)
Kişinin iradesiGöçmen genellikle geçişi kendisi ister ve ücret öderTehdit, cebir, hile veya çaresizlikten yararlanma ile iradesi sakatlanır; rıza geçersizdir
Failin amacıMaddi menfaatZorla çalıştırma, fuhuş, esarete tabi kılma, organ alma gibi sömürü
Sınır geçişiSuçun özünde yer alırŞart değildir; ülke içinde de işlenebilir
İlişkinin süresiGeçiş veya kalma imkânı sağlanınca biterSömürü süreklilik gösterebilir
Temel ceza5 yıldan 8 yıla kadar hapis8 yıldan 12 yıla kadar hapis ve 10.000 güne kadar adli para cezası
Görevli mahkemeAsliye cezaAğır ceza

Göçmen kaçakçılığı olarak başlayan bir ilişki, yolda veya varış noktasında göçmenin borç karşılığı çalıştırılmasıyla insan ticaretine dönüşebilir. Bu yüzden iddianamede hangi suçun hangi deliller üzerinden yüklendiği dikkatle okunmalıdır. On sekiz yaşını doldurmamış kişiler bakımından m.80/3, zorlayıcı araçlar kullanılmasa bile insan ticareti hükümlerinin uygulanacağını öngörür.

Tüzel kişiler, el koyma ve müsadere

Suç bir şirketin veya başka bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenirse, tüzel kişi hakkında ona özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur (m.79/4). Bu tedbirler TCK m.60'ta düzenlenir: kamu iznine dayalı faaliyet yürüten tüzel kişinin izninin iptali ve kazanç müsaderesi gibi. Taşımacılık, seyahat veya turizm şirketleri üzerinden yürütülen organizasyonlar bu kapsama girebilir. Tüzel kişinin kendisi ceza almaz, ama tedbirler işletme bakımından ağır sonuçlar doğurabilir.

Soruşturmada taşıtlara, botlara ve paralara el koyma sıktır. Suçta kullanılan taşınır eşyaya el koyma CMK m.123 ve m.127'ye göre yapılır; hâkim kararı olmadan yapılan el koyma yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Göçmen kaçakçılığı, CMK m.128'deki katalogda yer aldığından şüpheliye ait taşınmazlara, banka hesaplarına ve şirket paylarına da kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı hâlinde hâkim kararıyla el konulabilir.

Yargılama sonunda suçta kullanılan araç TCK m.54'e göre müsadere edilebilir, suçtan elde edilen kazanç ise m.55'e göre müsadere edilir. Ancak iyiniyetli üçüncü kişiye ait eşya müsadere edilmez. Aracın değeri ile işlenen suç arasında açık bir orantısızlık varsa ve müsadere hakkaniyete aykırı sonuç doğuracaksa, mahkeme müsadereye hükmetmeyebilir (m.54/3). Kiralık araçlarda ve aracın aile bireyine ait olduğu dosyalarda bu tartışma sık gündeme gelir. Konunun usul tarafını arama ve el koyma yazımızda ele aldık.

Deliller ve tutuklama

Bu dosyalarda delillerin ağırlığı genellikle şu kaynaklarda toplanır:

  • Göçmenlerin kolluktaki ifadeleri ve teşhis tutanakları,
  • HTS ve baz istasyonu kayıtları, telefon yazışmaları,
  • Para transferleri ve ele geçen nakit,
  • Sahil güvenlik ve jandarma tutanakları, kamera kayıtları.

Göçmen beyanları çoğu zaman tercüman aracılığıyla alınır ve beyanı veren kişiler kısa süre içinde sınır dışı edilir veya başka bir ile gönderilir. Bu nedenle tercümanın yeminli olup olmadığı, beyanın kovuşturma aşamasında tekrar alınma imkânı ve teşhisin usule uygun yapılıp yapılmadığı savunmanın yakından baktığı konulardır. Göçmen kaçakçılığı, CMK m.135'e göre iletişimin denetlenmesine karar verilebilen suçlar arasındadır; telefon dinleme kararının kapsamı ve süresi de ayrıca kontrol edilmelidir.

Uygulamada özellikle sürücü ve organizatör konumundaki şüpheliler hakkında tutuklama kararı sık verilir. Tutuklamanın ölçülü olup olmadığı, adli kontrolün neden yetersiz kaldığı kararda gerekçelendirilmelidir. Karara itiraz süresi iki haftadır (CMK m.268); ayrıntılar tutukluluğa itiraz yazımızda.

Görevli mahkeme ve kanun yolu

5235 sayılı Kanun m.12'ye göre ağır ceza mahkemeleri, adıyla sayılan suçlar ile on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlara bakar. Göçmen kaçakçılığı adıyla sayılmaz ve temel hâlin üst sınırı sekiz yıldır; bu nedenle görevli mahkeme kural olarak asliye ceza mahkemesidir. Aynı olayda ağır ceza mahkemesinin görevine giren bir suç da varsa (örneğin insan ticareti veya bir göçmenin ölümüyle ilgili öldürme suçu), bağlantı nedeniyle davalar birleştirilerek ağır ceza mahkemesinde görülebilir.

Suç uzlaştırma kapsamında değildir. Alt sınır beş yıl olduğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi, yaş küçüklüğü gibi özel indirimler olmadıkça genellikle mümkün olmaz. Temel hâlde dava zamanaşımı on beş yıldır (TCK m.66/1-d). Hükme karşı istinaf süresi iki haftadır; süre gerekçeli kararın tebliğinden itibaren işler.

Bir İzmir ceza avukatı olarak bu dosyalarda ilk baktığımız iki şey, maddi menfaat amacının hangi somut delile dayandırıldığı ve nitelikli hâllerin genel ifadelerle mi yoksa olayın gerçek koşullarıyla mı kurulduğudur.

Sık sorulan sorular

Göçmenleri para almadan taşıyan kişi bu suçtan ceza alır mı?

m.79 maddi menfaat amacını arar. Hiçbir karşılık beklenmeden yapılan yardımda bu unsur gerçekleşmez. Ancak menfaat dolaylı da olabilir ve fiilen elde edilmesi gerekmez; bu yüzden ödeme kayıtları ve beyanlar birlikte değerlendirilir.

Bot denize açılmadan yakalanırsa ceza azalır mı?

Hayır. Kanun, suç teşebbüs aşamasında kalsa bile tamamlanmış gibi ceza verileceğini açıkça söyler. Genel teşebbüs indirimi bu suçta uygulanmaz.

Teknede kırk göçmen varsa kırk ayrı suç mu oluşur?

Yargıtay uygulamasına göre tek bir taşıma eyleminde göçmen sayısı kadar suç oluşmaz; zincirleme suç hükümleri de uygulanmaz. Göçmen sayısı temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabilir.

Aracım başkası tarafından göçmen taşımak için kullanıldı. Araç geri alınabilir mi?

İyiniyetli üçüncü kişiye ait eşya müsadere edilmez. Aracın sahibi, suçtan haberi olmadığını ve aracı hangi koşullarla verdiğini belgelerle ortaya koyarak soruşturma aşamasında iade talep edebilir; el koyma kararına itiraz yolu da açıktır.

Göçmen kaçakçılığı davasına hangi mahkeme bakar?

Kural olarak asliye ceza mahkemesi. Aynı olayda ağır ceza görevine giren bir suç varsa birleştirme yoluyla dava ağır ceza mahkemesinde görülebilir.

Kaynaklar

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.54, m.55, m.60, m.66, m.79, m.80, m.220 – mevzuat.gov.tr
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.123, m.127, m.128, m.135, m.268, m.273 – mevzuat.gov.tr
  • 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun m.12 – mevzuat.gov.tr
  • 6008 sayılı Kanun (2010), 7196 sayılı Kanun (2019), 7445 sayılı Kanun (Resmî Gazete, 5 Nisan 2023)
Av. Umut Tekin

YAZAR

Av. Umut Tekin

İzmir Barosu · Sicil No: 17343 · Mesleki bilgiler

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir. Her dosyanın delil durumu ve usul özellikleri farklıdır; somut bir olayda sonuç, dosyanın kendi koşullarına göre değerlendirilir.

Telefonla ara · 0533 593 99 21 WhatsApp ile yaz