KISA CEVAP
İlk derece mahkemesinin hükmüne karşı bölge adliye mahkemesine istinaf, bölge adliye mahkemesinin kararına karşı ise kanundaki sınırlar içinde Yargıtay'a temyiz yoluna gidilir. 7499 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonra her iki başvurunun süresi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır (CMK m.273, m.291). Bu kural 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlara uygulanır.
İki kademeli denetim
Ceza yargılamasında hüküm, kural olarak iki ayrı üst merci tarafından denetlenebilir. Bölge adliye mahkemesi dosyayı hem olay hem hukuk yönünden ele alır; gerekirse duruşma açıp delilleri yeniden değerlendirir. Yargıtay ise yalnızca hukuka aykırılık denetimi yapar (m.288).
AŞAMA 1
İlk derece hükmü
Asliye ceza veya ağır ceza mahkemesi hükmü açıklar, gerekçeli kararı yazar ve tebliğ eder.
AŞAMA 2
İstinaf
Bölge adliye mahkemesinin ceza dairesi dosyayı olay ve hukuk yönünden inceler.
AŞAMA 3
Temyiz
Kanunun izin verdiği kararlarda Yargıtay hukuka aykırılık denetimi yapar.
AŞAMA 4
Bozma sonrası
Bozulan dosya yeniden görülür; yerel mahkemenin direnme hakkı vardır, son söz Yargıtay Ceza Genel Kurulundadır (m.307/4).
Başvuru süresi ve şekli
İstinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır.
CMK m.273/1
Bu düzenlemenin arka planı şöyle: Eski sistemde istinaf süresi, hükmün açıklanmasından itibaren yedi gündü. Sanık çoğu zaman gerekçeyi görmeden "süre tutum" dilekçesi verir, gerekçeli karar gelince ikinci bir dilekçe yazardı. Anayasa Mahkemesi, Resmî Gazete'de 24 Ekim 2023'te yayımlanan kararıyla m.273/1'deki "hükmün açıklanmasından itibaren" ibaresini mahkemeye erişim hakkını orantısız sınırladığı gerekçesiyle iptal etti. Ardından 7499 sayılı Kanun (Resmî Gazete: 12 Mart 2024) istinaf ve temyiz sürelerini iki hafta olarak belirledi ve başlangıcı gerekçeli hükmün tebliğine bağladı.
Geçiş hükmü
CMK geçici m.6'ya göre kanun yollarına başvuru şekli ve sürelerine ilişkin bu değişiklikler 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır. Daha önce verilmiş kararlarda eski hükümler geçerlidir.
Başvuruya ilişkin diğer kurallar:
- Dilekçe hükmü veren mahkemeye verilir ya da zabıt kâtibine beyanda bulunulur. Doğrudan bölge adliye mahkemesine ya da Yargıtay'a gönderilmez.
- Tutuklu sanık, zabıt kâtibine veya bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunarak ya da dilekçe vererek başvurabilir (m.263).
- Sanığın ve katılanın dilekçesinde nedenlerin gösterilmemesi incelemeye engel olmaz (m.273/4). Savcı ise nedenleri gerekçeleriyle yazmak zorundadır.
- Ağır ceza mahkemesi nezdindeki savcı, yargı çevresindeki asliye ceza hükümlerine karşı kararın başsavcılığa geliş tarihinden itibaren iki hafta içinde istinafa başvurabilir (m.273/3).
- Kusuru olmadan süreyi kaçıran kişi, engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde eski hâle getirme isteminde bulunabilir. Kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmeyen kişi kusursuz sayılır (m.40, m.41).
Tebliğ tarihinden son günü bulmak için süre hesaplama aracını kullanabilirsiniz.
İstinaf edilemeyen kararlar
İlk derece mahkemesinin hükümlerine karşı kural olarak istinaf yolu açıktır. Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden ya da başka kanun yolu öngörülmemiş kararlara karşı da hükümle birlikte istinafa gidilebilir (m.272/2). Kanun şu hükümleri istinaf dışında bırakmıştır (m.272/3):
- Hapis cezasından çevrilenler hariç, sonuç olarak belirlenen on beş bin Türk lirası dâhil adli para cezasına mahkûmiyet hükümleri
- Üst sınırı beş yüz günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlardan verilen beraat hükümleri
- Kanunlarda kesin olduğu yazılı hükümler
Bu şekilde verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. Öte yandan on beş yıl ve daha fazla hapis cezasına ilişkin hükümler, kimse başvurmasa bile bölge adliye mahkemesince re'sen incelenir (m.272/1).
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı da artık itiraz değil istinaf yolu öngörülüyor (m.231/12). Bu değişikliğin arka planını soruşturma ve kovuşturma yazısında anlattık.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf incelemesi
İzmir'deki asliye ceza ve ağır ceza mahkemelerinin hükümlerine karşı istinaf mercii, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin ceza daireleridir. Dilekçe, hükmü veren mahkemeye verilir; dosya oradan bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bayraklı'daki adliyede karar veren bir mahkemenin dosyası da bu yolu izler.
Ceza dairesi dosyayı inceledikten sonra şu kararlardan birini verir (m.280):
- Hükümde hukuka aykırılık, delillerde eksiklik yoksa ve ispat değerlendirmesi yerindeyse istinaf başvurusunun esastan reddi
- Kanunda sayılan bazı hukuka aykırılıkların düzeltilerek esastan reddi
- Kanunda sayılan hâllerde hükmün bozulması ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi
- Diğer hâllerde davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığına başlanmasına karar
Duruşma açılırsa, inceleme raporu ve ilk derece mahkemesinin gerekçeli hükmü anlatılır, tanık ifadeleri ve bilirkişi raporları okunur (m.282). Duruşma sonunda daire başvuruyu esastan reddeder ya da ilk derece hükmünü kaldırarak yeni hüküm kurar (m.280/2). Sanık lehine verilen bu kararlardan, istinafa başvurmamış diğer sanıklar da uygulama imkânı varsa yararlanır (m.280/3).
Temyiz sınırları (CMK m.286)
Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir (m.286/1). Ancak kanun, birçok kararı kesin saymıştır:
| Karar | Bent |
|---|---|
| Beş yıl veya daha az hapis ile her miktardaki adli para cezasına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi | m.286/2-a |
| İlk derece mahkemesinin beş yıl veya daha az hapis cezasını artırmayan kararlar | m.286/2-b |
| Üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis gerektiren suçlarla ilgili kararlar (kanundaki istisna saklı) | m.286/2-d |
| Adli para cezası gerektiren suçlara ilişkin kararlar | m.286/2-e |
| On yıl veya daha az hapis gerektiren suçlardan verilen beraate ilişkin esastan ret kararları | m.286/2-g |
| Düşme, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbirine ilişkin kararlar | m.286/2-h |
Kanun bunlara da istisna getirmiştir. Silahlı örgüt, Cumhurbaşkanına hakaret, halkı kin ve düşmanlığa tahrik gibi m.286/3'te sayılan suçlarda verilen kararlar, yukarıdaki sınırlamalara rağmen temyiz edilebilir. Temyiz ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanabilir; bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır (m.288). Savcı, temyiz dilekçesinde isteğin sanığın yararına mı aleyhine mi olduğunu açıkça belirtmek zorundadır (m.294/1).
Aleyhe bozma yasağı
Sanığın, kanun yoluna başvurduğu için daha ağır cezayla karşılaşma korkusu taşımaması gerekir. Kanun bu güvenceyi her iki kanun yolunda da tanır:
- İstinaf: Başvuru yalnız sanık lehine yapılmışsa yeniden verilen hüküm önceki cezadan daha ağır olamaz (m.283).
- Temyiz: Hüküm yalnız sanık tarafından ya da onun lehine savcı veya kanunda sayılan kişilerce temyiz edilmişse, yeni hüküm önceki cezadan daha ağır olamaz (m.307/5).
Savcı veya katılan sanık aleyhine de başvurmuşsa bu güvence işlemez. Bu yüzden karşı tarafın başvurusunu görmek, savunmanın stratejisini doğrudan etkiler.
Duruşmalı inceleme
Yargıtay, on yıl veya daha fazla hapis cezasına ilişkin hükümlerde uygun görürse incelemeyi duruşmalı yapabilir. Duruşma günü sanığa, katılana, müdafi ve vekile bildirilir; sanık duruşmada bulunabilir ya da kendini müdafi ile temsil ettirebilir (m.299/1). Tutuklu sanık duruşmaya katılma isteminde bulunamaz (m.299/2). İstinafta ise duruşma, dairenin davanın yeniden görülmesine karar verdiği durumlarda yapılır.
Ağır ceza dosyalarındaki kanun yolu incelemesine ilişkin genel bilgi için ağır ceza hukuku sayfasına da bakabilirsiniz.
VARSAYIMSAL ÖRNEK
İzmir'de bir ağır ceza mahkemesi F hakkında sekiz yıl hapis cezasına hükmeder. Gerekçeli karar 3 Mart'ta F'ye tebliğ edilir. F'nin müdafii, iki haftalık süre içinde hükmü veren mahkemeye istinaf dilekçesi verir; savcı istinafa başvurmaz.
Bölge adliye mahkemesi duruşma açar ve yeni hüküm kurar. Başvuru yalnız sanık lehine olduğundan sekiz yıldan daha ağır bir ceza verilemez (m.283). Ceza beş yılın üzerinde olduğu için daire kararı, m.286'daki diğer sınırlamalara takılmadıkça temyiz edilebilir.
Sık sorulan sorular
Hüküm duruşmada açıklandı, süre hemen başlar mı?
1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlarda süre, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren işler. Gerekçeli karar tebliğ edilmeden iki haftalık süre başlamaz.
İstinaf dilekçesinde gerekçe yazmak zorunlu mu?
Sanık ve katılan için nedenlerin gösterilmemesi incelemeye engel değildir. Yine de somut itirazların yazılması, dairenin dikkatini doğru noktalara çeker.
Süreyi kaçırırsam ne olur?
Hüküm kesinleşir. Kusurunuz olmadan süreyi kaçırdıysanız engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde eski hâle getirme isteyebilirsiniz.
Temyiz dilekçesinde neye dayanılabilir?
Temyiz yalnızca hukuka aykırılığa dayanır. Kanun bazı hâlleri "hukuka kesin aykırılık" olarak saymıştır; örneğin hüküm için önemli hususlarda savunma hakkının mahkeme kararıyla sınırlandırılması ve hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması bunlar arasındadır (CMK m.289). Kanun, temyiz edenin hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini başvurusunda göstermesini ister (m.294/1); bu yüzden istinaftakinden daha özenli bir dilekçe gerekir.
İstinafta tutukluluk devam eder mi?
Tutukluluk durumu dosyanın her aşamasında yeniden değerlendirilebilir. Bu konuda tutukluluğa itiraz yazısına bakabilirsiniz.
Kaynaklar
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.40, 41, 231, 263, 272, 273, 280, 282, 283, 286, 288, 291, 294, 299, 307 ve geçici m.6 (mevzuat.gov.tr)
- 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Resmî Gazete 12.03.2024, sayı 32487 (resmigazete.gov.tr)
- Anayasa Mahkemesi'nin CMK m.273/1'deki "hükmün açıklanmasından itibaren" ibaresini iptal eden kararı, Resmî Gazete 24.10.2023
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir. Her dosyanın delil durumu ve usul özellikleri farklıdır; somut bir olayda sonuç, dosyanın kendi koşullarına göre değerlendirilir.
